8 Eylül 2010, Çarşamba
39 Kişi Onlaynn
Ara
Cadı - Profil - Cadıtör
İstanbul Anadolu
Üstün Başarılarım
resim(ler) büyütmek için tıklayın
Cadı - Blog - Cadılar, cadılık ve davaları-2

Cadı - Blog



Cadılar, cadılık ve davaları-2

26.03.2009 17:36
Cadılarla Mücadele
 
 
Cadı olduğu düşünülen bir kadının bir başkasına büyü yoluyla zarar verip vermediğinin, doğal ve diğer felaketlere neden olup olmadığının somut olarak kanıtlanamayacağı, ancak inanç düzeyinde bunun böyle olduğu ortaya konulabileceği düşünüldüğünde; hatta kimin cadı olup olmadığının belirlenmesinin de keyfiyete dayandığı hesaba katıldığında, cadılar için gündeme getirilen yasal düzenlemeler, yasaklar ve ölüm cezalarının iktidar olanlar tarafından, kendi iktidarını özellikle de kadınlar üzerindeki iktidarını güçlendirmek ve yeniden üretmek için kullanılabileceği açıkça görülebilir. Yoksa kim kanıtlayabilir, Batı Almanya’nın güneyindeki bir kasabada şiddetli dolu fırtınalarının sorumlusu görülüp cadı olarak yakılan 63 kadının gerçekten o felaketlere neden olduğunu.
 
Öte yandan İngiliz büyücü John Dee büyü ve astrolojinin I. Elizabeth ve mahkemeleri için kullanıldığını bildirmektedir (Midelfort, 1924: 194). Örneklerini çoğaltabileceğimiz cadı gibi davranan ve gizli güç kullanabildiğine inanılan bu insanların yargılanmamaları ilginçtir.
 
 
16. yüzyıl fizikçisi Johann Weyel’e göreyse cadılar zayıf, bunak, aldatılmış ve yanlış yola sapmış yaşlı kadınlardır ve biz onlara ceza vermek yerine sempati göstermeliyiz. Fiziksel olarak tehlikeli zehir kullanan cadılar olsa bile bu laik bir suçtur; kimse inançlarından ve ibadetlerinden ötürü yargılanmamalıdır
 
Batı Dünyası Dışında Cadılık
 
Dünyada batı ülkeleri dışında yaşayan çok sayıda insan cadılar ve cadılığa ilişkin olarak yukarıdakilere benzer görüşlere sahiptir. Bu görüşler antropologlarca incelenmiştir.Bir İngiliz antropolog olan Sir Edward Evans Pritchard 1930’larda, Orta Afrika’da ki Azandeler’le birlikte yaşayarak onların cadılığa ilişkin inançlarını inceledi. Azandeler, Evans Pritchard’a bazı kişilerin çift kişiliğe sahip olduklarını , geceleri uyuyan insanlara, görünmeyen bu ikinci kişinin saldırdığını anlattılar. Evans Pritchard bu kişileri cadı olarak niteledi, çünkü bunlar süpürgeye binip uçarak düşmanlarının hastalanmasına neden olan cadılarla ilgili eski öyküleri anımsatıyordu. Ayrıca Azandeler’in cadılarla savaşmakta ustalık kazanmış, çoğunluğu erkek olan “uzmanları” vardı.
 
Evans bunlara büyücü doktor adını verdi. Orta Afrika’da yaşayan Pigmeler gibi bazı toplumlarda ise bu türden inançlara rastlanmaz. Antropologlar bunun nedenini, küçük kümeler halinde ve sürekli göçebe olarak yaşayan Pigmelerin içinde bulundukları grubun üyeleriyle anlaşamamaları halinde o gruptan ayrılıp başka bir gruba katılabilmelerine bağlamaktadırlar. Yerleşik bir düzen kurmuş olan insanlar ise komşularını sevmeseler bile onlara dostça davranmaktadırlar. Böylece içten içe nefret ettikleri komşularını kolaylıkla cadı olarak düşünebilirler.
 
Antropologların çoğu Afrika ve başka ülkelerdeki cadı öykülerini hayal ürünü olarak kabul eder. Öte yandan bu yaygın söylentilerin incelenmesi gerektiğini savunmaktadır.
 
Yorumlar

Sivas kangalBilgi teknolojisi