resim(ler) büyütmek için tıklayın

Kendi başı boşluğunda parmaksı bir yazı..
09.02.2010 00:23
şiir yazar kimisi... kimisi evlat edinir sözcükleri, besleme bir sevinç yükler cümlelere...
kimisi susar... ağlar bir de susmalarının arasında ama sessiz ağlar... yavşamış bir beklentinin arasında içine döker en gizli denizlerini...
kimisi sever... aşkı da alır yanına sadece sever... yüreği sıkışırcasına ve belkide gölgesine bile anlam yükleyerek sever... güneş ışınlarının açıları hesaba katmadan sever hemde gölgesini bile.....
öylece kalır bazı... anlamaz... gözleri otobüs buğusuna döner böyle anlarda... parmağıyla yazdığı sevdayı en harbisinden koklar birde...
yalnız kalır... bazı geceler... telefona bakar... melodisini değiştirir telefonunun...aklının iklimini değiştirir...baharın beyaz kanat takmış halidir diye düşünür kış için... kış için üşümelerin sıcaklığı diye kekeler dişleri birbirine vurduğunda....
yazar bazı... sadece yazar... parmakları harflere gittiğinde düşnmeden dokunur tuşlara...tık tık tık şıp(space )... sonra kafasını kaldırıp aynaya bakar..kendine bir de sevdiğine... sevmek aynaya baktığında sevdasını görmektir aslında... sevmek nasır tutan göz kapaklarının uykuya hasretidir...
dinler arada bir. en çok da kendini... sevmek dinlemektir kendi ağacının köklerinin çektiği acıyı... geleceğe gönderilmiş bir mektubun posta puludur sevgiliye değen buseler...sevmek aşka kanatlanan bir kırlangıcın ömrünün 6 ay olduğunu bilmektir...
resimlenmemiş gözyaşlarının anıt mezarıdır çekilen acılar... arada nadasa bıraktığımız ihmalleri hatırlatır... onca kelam onca bencilllik geri dönüşüm kutusunun geri yükle tuşuna inat bakar bakar bakar....
ve işte bütün bunlar cümlelere girdiğinde kendi soy ağacını umursamadan, ziyan edilmiş zamansızlıklaara kaygıyla bakarak sadece susarsın .............