8 Eylül 2010, Çarşamba
39 Kişi Onlaynn
Ara
Cadı - Profil - Pınar Korkmaz
İstanbul Anadolu
Üstün Başarılarım
Yeni Bloglar
Pınar Korkmaz

Cadı - Koşeli Yazılar



Başlarım Böyle Güzelliğe

02.02.2010 22:23
Ben her sabah zenci kıvırcığı ile Tina Turner kırması saçlarımı aynanın karşısına geçip bir oraya bir buraya savuran bir insanım. Gerçi savrulmuyorlar o ayrı mesele… Saçlarımın hepsi sürekli bir yöne bakıyor; yukarıya! Jölenin tamamını kafama mı boşaltsam, yoksa yıkayıp kurutsam da bir kez daha şansımı mı denesem ya da üşenmesem de kuaföre mi gitsem diye yaklaşık bir saat kadar düşünüyorum. Sonuç hep aynı, kafamda fazla sayıda bulunan saçları bir sürü minik toka ile bir yerlere tutturup, uyduruktan bir topuz yapıp çıkıyorum… Lise yıllarından beri o sevimsiz kelebek gibi tokalardan kurtulamadım. Eskiden mandal şeklinde büyükleri vardı, serpil Çakmaklı, Sibel Can, Hülya Avşar gibi büyük Türk kadınları saçlarına takardı. Sonra o mandalların küçüklerini icat etti akıllının biri, herhalde ilk satan da köşeyi çoktan dönmüştür.
 
 
Kadın olmak zordur işte…Oradan çok kolay görünüyor olabilir.
 
Babam sabahları beri gördüğünde hep sorar; “Kuaförün kim?” Saçlarımın kimin elinden çıktığı gerçekten merak edilir… Böyle bir saçı, öyle bir topuzu, bu felaketi kim yaratmış olabilir, bunun cevabı hep merak edilir… Zaten kuaförüm de dükkanından her içeri girişimi şenlikle kutlamıyor ve saçlarımı uzatmamam için gözümün içine bakıyor. Ben de uzatıyorum, inat işte!
 
“Kadın olmak çok zor” dedim geçen gün… Hep derim bunu zordur bu dünyada kadın olmak. Kısmet başka bir gezegene… Ben öyle deyiverince, ortamdaki erkeklerden biri de “ Hadi canım, biz sünnet oluyoruz!” dedi. Her sabah mı oluyorsunuz? Her sabah traş bile olmuyorsunuz kiminiz, ama ben her sabah saçlarımı toplamak zorunda kalıyorum. Kadının kendi cüssesi ile yapmak zorunda olduğu diğer faaliyetleri saymaya başlasam baygınlık geçirirler…
 
Aynanın karşısına geçip kızarım, gülerim, sırıtırım, gülümserim, sinirli sinirli bakarım, kaşlarımı çatarım, dudağımı bükerim… Tüm bunları yaptığımda ne gibi bir şeye benzediğimi göreyim de başkasının yanında ona göre yapayım, yazık insanlara… Ancak mimik işte, öyle ha dedin mi hakim olmuyor. Bir bakmışsın sinirlenmişim, gözlerim birer kahve fincanına dönüşmüş… Çok fena çok!
 
Kadının her dakika alımlı, güzel ve daha bilumum çekici sıfatı üstünde barındırma zorunluluğu yok mu? İşte bizi mahveden o! Neden erkekler alımlı olmuyor? Onlar olsun! Küfretmeden bir dursunlar bakayım… Nasıl olacak? Her dakika gidip aynaya baksınlar gün içinde, kaç adet sakal fırtlamış yüzlerinden, cımbızla çeksinler çıkanları…
 
Hep biz hep biz…
 
Olmuyor böyle…
 
Bu yazıda böyle…
 
Başlarım böyle güzelliğe…
 
Yorumlar
Cadı - Profil - ferit
ferit  10.02.2010 14:46
herne kadar yazının edebi yönünü takdir etsemde (çünkü yazı çok keyifliydi) bu küçük emrha moduna gerek olmadığı düşüncesindeyim. ben kadınların kendilerine bu görevleri yüklediğini düşünüyorum. hergün kuaföre gitmek bi ton makyaj yapmak yüz bakımıydı saç bakımıydı derken bilimum işkenceyi katlanmayı kendinize zorunluluk olarak görüyosunuz. saçını uzatmak zorunda değilsin ki bu saçınla ilgili bahsettiğin onca problemi çözer sanırım :) ayrıca aksine erkekler barbi bebek modundaki kızlardan cok doğal olan kızlara değer verirler. he barniler ilgi çekmiomu? tabiki çekiolar ama sanırım sizin istediğiniz ilgi o ilgi değildir.:) nese blogundan fazla şey yazmıyım. tekrar bu güzel yazı için tebrik ederim. kolay gelsin...
Cadı - Profil - Sashalicious
Sashalicious  7.02.2010 23:56
Kendimce seni haklı görsemde,bazen kendi gidişatına bırak durumu.Mesela biraz sprey yardımıyla seksi bir at kuyruğu yap.Ve her zaman ki bakımlı haline inat,yüzüne şeftali-pembe tonlarında bir allık,biraz rimel ve Nivea'nın muhteşem gloss shine parlatıcılarından sürüp çık.Ama en önemlisi sakın pozitif enerjini evde unutma...İnan cumartesi akşamı arkadaşlarımla katıdığım davette fönsüz jöleyle form verilmiş saçlarım,sadece rimel ve allıkta oluşan makyajım,üzerime öylesine geçirilmiş şort ve kazağım,şeker pembe külotlu çorabım ve ugg çizmelerimle oldukça şık olduğumu söyleyenler bile oldu.Bazen salıvermek lazım sanki..Ellerine sağlık.Keyifli bir yazı olmuş bu arada.:))
Cadı - Profil - manyakkedi
manyakkedi  7.02.2010 00:19
Kesinlikle haklısın. Uzun saçlarımı her gün yıkayıp şekillendirmek bir saatten fazla zamanımı alıyor. Tabi guştan sonra geçirdiğim donma tehlikesinden bahsetmiyorum bile. Sevgilim ise ayda bir saç traşı hergün olmasada sakal traşı oluyor. Ben her gün botlarımı değiştiriyorum, o her gün aynı...

Sivas kangalBilgi teknolojisi